GEZDİM KARMA

 Evet yıl 2011 Mardin merkezde gezinirken hala at üstünde tüp taşınıyor olmasını garipsedim…ne acayip, herkes çok modern, çok çağdaş ama yaşam hala biraz enteresan…..

1 günlük mardin gezim sırasında beni HAsankeyife götüren Hüseyin Şöför beni öğlen yemeğinde evinde bu şahane böreklerle ağırladı içinin lezzetini size anlatamam bir koca tabakda yanıma verdiler Bahar ve Gizem ile havaalanında beklerken afiyetleyedik…içlerinde satırla kıyılmış kuşbaşı etler vardı muhteşemdi…

Beni gezdiren şöför beyin kzıydı biraz mahçup ama çok sevimliydi……

Eski Truva Atımız

Yeni Truva Atımız

Ennnn sevdiğim adres Eminönü….Bayılıyorum burada vakit geçirmeye….

Eminönü Camiisinin önünde oturup saatlerce çiçekçilere bakıp dinlenebilirim beni bozmaz:)))

Sultanahmet meydanındaki sarı kırmızı laleleri görünce dayanamadım… Galatasaray taraftarlığım ağır bastı sanırsam:))

Eminönü Gezilirken Balat Mahallesinde gezinmeden dönmek olmaz…..

tahtakale

Çukurcuma’da  Antikacının Kedisi

Balat Sonrası Kapadokya Balon Turu senesini hatırlamıyorum sanırım 3-5 yıl önceydi..

Hayrettin Karaca Yalova Ağaç Müzesi

Kütahya

Antalya Düden Şelalesi

Pamukkale

Yine senesini hatırlamadığım bir Yunan adaları gezintisi….

Gezerken Evlendim

Maldivler’de balayı ama sonra bir baktım boşanmışız…..

Ama Boşanmadan önce Balık Tutmayıda ihmal etmemişim Maldiv Adalarında, Hangilerini ben tuttum hatırlamıyorum ama 5 tanesi bana aitti onları seçiyorum zaten parmağımla….

Maldiv Yerlileri ve okul kıyafetleri

Kalacağimiz adaya gitmek için deniz uçağının kalkmasını bekliyorduk.

Boşanınca çok üzüldüm gezmeye devam ettim, Önce Paris’e

Sonra Barselona’ya

Gaudi’yi ziyarete

Madrid sokaklarında huzur

Salgado’nun <fotoğraf sergisi sonrasında keyif kahvesi içerken….

Ve işte Sebastio Salgado ve ilk kez bu kadar yakından görebildim fotoğraflarını zaten çektiği fotoğraflara hayrandım evimde ciltli kitapları kocaman kocaman ve şimdide gerçek fotoğraf sergisinin içindeydim. Çok Heyecanlıydı benim için…

Şahane bir doğum günü Sürprizi yaşadığım Restaurantın kartı

Madrid’den sakladığım Bir kibrit kutusu

Madrid Biniş Kartım

Madrid

en sevdiğim ve hala giydiğim ayakkabılarımı aldığım mağaza….bayılıyordum bu dükkana Londra’ya gittikçe….

Şahane soslardaki Kum Midyeleri ve süpper patates kızartmaları ile vede meşhur biraları ile en bayıldığım Restaurant idi…Rahibe kostümleri ve asansörlerden inerken açık mutfaklarını izlemek ne heyecan vericiydi.

Sonra Londra’ya

Londra

Londra Bit Pazarları

Sonra Alp Dağları

En Sıkıldığım Seyahatlerden birisiydi Uzakdoğu Bangkok, Pataya, Hatırlamasam da olur diye bütün fotoğraflarımı atmışım belliki elimde hiiiç birşey kalmamış….

Moskova, Ne soğuktu allahım…donmuştum….

Ama Ne büyüleyici bir şehirdi….İlk kez Metroya bindim bu şehirde ama ne metro tanrım in in in bitmez….Meğer Ne kocamanmış.ne ürkmüştüm:))))

Galiba 17 yıl öncesi…Moskova’da kadınlar evlerinden getirdikleri tabaklarını satmaya çalişiyorlar, anlaşamadığımız için parmak hesabı pazarlık yaptığımız andır…ve pazarlık sonucu aldığım ve gözüm gibi baktiğim kaselerimi hala çok seviyorum:)))

Sonra Amsterdam

Ve büyülü Müze Van Gogh….

Botanik Müzesi gezilmezse olmadı ki:)))